SUNAY AKIN
ÇORAP KAÇIĞI
EDİTÖR
RÛKEN KIZILER
GÖRSEL YÖNETMEN
BİROL BAYRAM
I. BASIM: EKİM 2010, İSTANBUL
XI. BASIM: OCAK 2023, İSTANBUL
ISBN 978-605-360-027-5
Serkan Bitnel’in anısına...
KANAT
KANAT
Adımlarken Galata Kulesi’nin
daracık basamaklarını
uçup uçmayacağını bilmiyordu Hezarfen
bir tek şeyden emindi yalnızca
inmeyecekti yürüyerek
çıktığı merdivenden
3
Dalgın bir güvercini
yakalamak isteyen arkadaşlarının üstüne
dev bir kuş gölgesinin
düştüğü o günden beri
et yemez oldu
Galata’nın sokak kedileri
Sürgüne gönderildiği Cezayir’de
özlemle bakarken bir İstanbul gemisine
konuverdi Hezarfen’in masasına
üst üste iki kelebek
yeni bir düşü vardı;
uçarken sevişmek!..
4
UÇAN/KALAN
Söz, Hezarfen Ahmet
yazı, Nâzım Hikmet!
5
AY ÇÖREĞİ
Hayallerin yolunu gösterir
gerçeğin pusulası
uzay aracından Armstrong’un
Ay’la indiği merdivenin
basamağında durur
Kül Kedisi’nin düşen ayakkabısı
6
Bilmeden dünyayı uzaydan
ilk kez Gagarin adlı
bir sosyalistin seyrettiğini
yaptığı çöreği
Ay’a benzetmeye çalışıyor
bir fırın işçisi
Karnındaki kabloyla
gemiye bağlı astronot
uzay boşluğunda
doğacak bir bebek gibidir
tarih boyunca yakılan
onca kitabın sancısıyla
7
İSTANBUL DEPREMİ
ENKAZ ALTINDA
İntikam duygusuyla
haber vermezler depremi
unutmadı çünkü Hayırsız Ada’yı
İstanbul’un sokak köpekleri
sessizliğinden korkun gecenin
havlamıyorsa hiçbiri
11
Yıkılacak üstümüze
çivi çakmayı esirgediğimiz duvarlar
çok geride kaldı
dönmedolabın en üstünden
tüm kentin
görüldüğü günler
Bakar olduk resmine
ağaçların çiçek açtığı
eski bir pulun
sıvamıyoruz paçalarımızı
geçilecek dereleri
binalarla doldu İstanbul’un
12
Avuçlarımızdaki fay hattını
yaşam çizgisi sanan
falcılara uzattık
çocuğun odasını üstelik
daha geçen yaz
pembeye boyatmıştık
Kulağıma geliyor kurtarıcının
kimse var mı orada
diye bağıran sesi
yıkıldı demek İstanbul
yanıt vermeyerek intihar etmeli
enkaz altında...
13
HEYKEL SIRTI
Oktay Ekinci’ye
Sarayburnu’na konulan
ilk Mustafa Kemal heykeli
çevirir sırtını
ölüm fermanını veren saraya
ve her sabah ufukta
güneşi arar gözleri
Anadolu’dan doğan
14
Ne denizi görebilir
ne de şakacı martıları
Beşiktaş’taki Barbaros heykeli
yanındaki iki deniz eriyle
bahse tutuşur
kim binecek kim kaçıracak diye
önlerinde otobüs durakları
Mimar Sinan heykelinin
tam arkasında
Edirne’deki Selimiye Camii
ne zaman gitsem yanına
sorar koca usta;
söylesene şair
hâlâ eskisi kadar güzel mi?
15
KULE CANBAZI
Bağlanmak yeniden
denize atılan o sakıza
ne de çok benziyor
yağmur sularının bastığı evinde
kitaplarını kurtarmak isterken
etekleri ıslanan öğrenci kıza
16
Mimar Balyan ustanın
dikine oturttuğu
bir Osmanlı topudur Beyazıt Kulesi
ve gökyüzüne
dönük olduğu için namlusu
en büyük Barış anıtıdır dünyanın
Tek yönlü bir sokağın
köşesine konulan
yol tabelasındaki ok
gibi bir kule
yükselir Galata’da
yalnızca Hezarfen’in görebildiği
17
Yazılmasa da şiirleri
başlarında gazete sayfalarından
yaptıkları şapkalar
Boğaz kıyısına
balık tutmaya inen
iki kardeştir Kuleli
Kuleler arasına gerili ipte
bir şairim uyurgezer
bitmez hiç gördüğüm düş
Selimiye Kışlası’nı unuttuk
bilardo masasını hani
ters dönmüş!
18
CARİYE
Harem’in penceresinden süzülen
ay ışığı altında
okşuyor bir yaz akşamı
Piri Reis’in haritasındaki
hiç gidemeyeceği yerleri
Kurumamışken teninde henüz
padişah teri...
19
NUH’UN FİLİKASI
GARİP
Şiirden kovduğu uyağın
dönüp dolaşıp
sonunda mezar taşına
konması ne
garip:
Orhan Veli
1914-1950
23
HEZARFEN’İN ŞİİR DEFTERİ
Kendi uçsa da
düşürdü şiir defterini Hezarfen
Orhan Veli’den çok önce
başlayacaktı her şey
bulunan defter atılmasaydı ateşe
gelenekçi bir şairin elinden
24
Gerçekleştirmek uğruna arzusunu
yaşamını hiçe sayan
Hezarfen’in şiirlerinden ne anlar
okul gösterisinde kızının
kanatlı melek elbisesini
kıskanan bir aruzcu
Hezarfen’in defterinden
geriye kalan yalnızca
bir gemi direğine takılı şu şiir;
önemli olan dize değil
şairin şiirde
dize gelmemesidir!
25
İSTANBUL’UN SIRRI
I
II
İstanbul haritasına deyince
bir şairin eli
hemen görür Kanarya’da
her biri kuş adı taşıyan
cadde ve sokak çizgilerinden
oluşan kafesi
27
NUH’UN FİLİKASI
Batırmayacağından emindi
gemisini Tanrı’nın
ama yine de zararı olmaz
diye düşündü Nuh
küçük bir filikanın
28
Yükselince dalgalar
ve sular altında kalınca Kız Kulesi
yola koyuldu tarihin
en büyük
hayvanat bahçesi
Silmeye karar vermişti Tanrı
bir öğrenci gibi karatahtayı
neden diye soranlara
ne yapayım diyordu
alın yazınız için yerim kalmadı
29
Alınmasa da gemiye
tahta keseni çivi çakanı
biri kaçak bindi aralarından
o günden beri alanlarda
işçiler istiyor haklarını
Okuyordu Nuh okumasına
binemezdi yoksa gemiye kitap güvesi
sahi, çalışanların paraları için
çekin tarihini yazan kim
tufandan bir gün sonrasına
30
Yanaşır yanaşmaz karaya
atladı güverteden onca yolcusu
oysa hayat kendisidir geminin
dedi ve terk etmedi vatanı
tahta kurusu
Tek bir hayvan
yolcusu olamaz insan gemisinin
yalnızca maymun mu
daha niceleriyle çıktık yola
işte bunu atladı Darwin
31
KAFES
Hayvanat bahçesinde tanıdım
en vahşi
canlısını doğanın
durdum karşısında bir an
boş bir kafesin
içine konulan boy aynasının
32
MASAL
Korkmuyor bombalardan
Bağdatlı çocuklar
savaş uçakları varsa Amerika’nın
onların da masallarında
uçan halıları var
33
TENEKE
TENEKE
Hırsızlarla birlikte
annemin çorabı da kaçardı
dizlerinin üstünde
sürerken teneke
polis arabasını
37
SEMİH SAYGINER
Çıkmaz oldu bilardo salonundan
trafik kazasında kaybedince
anne ve babasını
üç topun birbiriyle
buluşmasında ustalaştı, sıcacık
Üç top;
anne, baba ve çocuk!..
38
SAHİLDE
Kayalıklar arasına
uzanmış bir deniz kızı
yengeçlere anlatıyor
erkek kardeş
özlemini
39
Yan yana duruyor
kırmızı sandalın üstünde
savaş gemilerinden korkan
bir çocuğun unuttuğu
ay çöreği ve deniz yıldızı
İnsanların koyduğu adına karşı
avukatlığını üstleniyor
katil balinanın
bir tek inci için
katledilen istiridye
40
Vapurdan uçan gazetelerden
kestikleri fotoğraflarla
her cumartesi
limanda toplanıyor
deniz anaları
Gemisi batan kocasını
umutla beklerken sahilde
doğum yapan kadının
karnından boşalan su
karışıyor denize
41
ZÜRAFA
Ne motosikletim oldu benim
ne de kız kardeşim
ölü martıları
üst üste getirerek diktiğim
defterin sayfalarına yazılacak
son şiirim
42
Hiç kurumaz ellerimde
sisli bir tarladan geçen
yaralı geyiğin kanı
devrik dizeler arasında
yol arayan ben Şiir Cumhuriyeti’nin
devrik başkanı
Ters düşmesin diye
yaşamın gerçeklerine
şair olmasını istemez çocuğunun
kitabı yalnızca
başucunda masal okumak için
eline alan bir anne
43
Makiler arasına gizlenen
zürafanın peşinde avcılar
bir sinema makinisti
filmi neden gösterir yeniden
her matinede kendisine
sırt çevirse de insanlar
Gidenin ardından yalvarmak
topal bir köpek
gibi havlamaktır geçen arabalara
ne motosikletim oldu benim
ne de kız kardeşim
saçları arkamda rüzgârla savrulacak
44
KORKULUK
Senden de ayrılacağım
siyah kadife pantolonum
şiirler gezdirdim ceplerinde
ama bir dereyi geçmek için
bir kez olsun
sıvamadım paçalarını
45
Giydireceğim seni ellerimle
bir bostan korkuluğuna
yalnızdır o da benim gibi
birinin sarılacağı umuduyla
açık bekler kolları
iki yana
Küçük bir t harfidir
tarlanın ortasında
ve bilmeden Galata Köprüsü’nün
korkuluğu olduğunu
kulaktan duyma âşıktır
İstanbul’daki adaşına
46
Avcıdan kaçan kuşlar
sığınır ceplerine
içinde şiir yazan
bir korkuluğun yaşadığını
düşünerek bakar
uzaktaki nöbetçi kulesine
Yoktur kışın ayazında
kapısını çalacağı bir evi
korkuluğun ağladığını
yalnızca o duyar
devesinin gölgesinde
kar küresiyle oynayan bedevi
47
SURUN SIRRI
I
Surlar içinde
can verilir
sırlar için de
48
II
Anahtar dişlerine benzer
surlar
tarihin sır kilidinde dönen
III
Surlara çıkınca bayrak dikilir
açığa çıkınca sırlar
bayrak düşer
49
IV
Surlarda gezinen kertenkelenin sırrı
kuyruğunu
hangi savaşta bıraktığı
V
Surlar korur
kentleri
arkadaşlığı sırlar
VI
Surun sırrı
sırrın surunda
50
DİPLOMA
Dr. Hakan Savlı’ya
Daha mutlu ederdi birilerini
hastaların
müşteri gibi görüldüğü
bir hastanenin
duvarına asılı diplomadaki
şu imza: Dr. Che
51
KALECİ
Futbol sahasının
en güvenilir oyuncusudur
görülmemiştir çünkü
doksan dakika boyunca
arkadaşlarına hiçbir kalecinin
sırtını döndüğü
52
TAPINAK
Yıldırımlı bir havada
dua etmeye gidiyorsan
ve yoluna çıkan iki tapınaktan
birinde paratoner var
ötekinde yoksa
bilime sığınır insan
53
BORDO
En güzel kızların
terzilerle evlendiği yıllardı
bilirlerdi kimin nesi var nesi yok
ne de olsa ellerindeydi ölçü
Terzi Tuncay’ın eşiğindeki kedi
bir genç kızın ayak sesiyle uyandı
54
Aşk tanrısının okundan önce
iğne battı terzinin eline
atıverdi kucağından valinin işini
ütünün içindeki kömürden
daha büyük bir ateş
düştü bir anda yüreğine
Ceket diktirmek isteyen genç kızın
bedeninde mezurayı gezdirirken
heyecanlanan terzinin teri
sel olup aktı alnından
ne de olsa böylesi ölçüler
girmemişti dükkândan içeri
55
Başladı hiç bitmeyen provalar
ve terzi Tuncay
dokunuyordu her seferinde
kımıldamadan duran kızın tenine
ölçülerin yazıldığı kâğıdı
kaybettim bahanesiyle
Terzi dikerken üç düğmeli ceketi
yoktu duvarda bir futbol takımının posteri
Trabzon Spor kurulmamışken diyordu
taraftarlığı neyleyim
işte ben o bordo ceketin
ortanca düğmesiyim
56
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder