Bu içerik, Bülent Arınç'ın TBMM kürsüsünde "... Koltukların renginde midir? Yoksa bu kürsünün şehveti midir? Nesidir? Bilmiyorum. Ama kendimizden geçiyoruz kardeşim!..." dediği konuşma hakkındadır.
TBMM Tutanakları – 24. Dönem 5. Yasama Yılı 26. Birleşim (11 Aralık 2014 Perşembe)
Bülent Arınç’ın Hükûmet adına yaptığı konuşmanın tutanaklardaki metni (süre 80 dakika olarak verilmiş; konuşma Beşiktaş maçı ve kurumlarla ilgili açıklamalarla başlayıp üslup tartışmasıyla bitiyor):
BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, şimdi Hükûmet adına Başbakan
Yardımcısı Sayın Bülent Arınç konuşacak.
Buyurun efendim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Süreniz seksen dakika.
Buyurun efendim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Süreniz seksen dakika.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ (Bursa)
– Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi
hürmetle selamlıyorum, iyi akşamlar diliyorum. Bütçe
görüşmelerimizin birinci turundayız, başarılar diliyorum,
bütçemizin hayırlı olmasını temenni ediyorum.
Bugün birinci tur görüşmeleri biraz sonra bitecek, ben de Hükûmet
adına bir konuşma sırası aldım. İlk defa bir bütçede iki tur
birleştirilmiş durumda, buna alışık değilim. [...] (Diyanet İşleri
Başkanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü, TÜRGEV ve diğer kurumlarla
ilgili detaylı açıklamalar, sorulara cevaplar, IŞİD’e katılan imam
konusu, hutbeler, rotasyon, ibadethanelerin elektrik giderleri,
restorasyonlar vb. konular işleniyor.)
[...]
Birbirimize saygı gösteriyoruz, şurada bağırıp çağırıyoruz,
dışarı çıktığımız zaman “Saygılar efendim.” diyoruz. E, bunu
bu kürsüde de yapalım.
Yani kabahat şu koltukların renginde midir, yoksa bu
kürsünün şehveti midir, nesidir bilmiyorum. Ama
kendimizden geçiyoruz kardeşim, tanıyamaz hâle
geliyoruz.
Mahmut Tanal Bey, bana göre altın gibi kalbi var ama
yaptıklarına bakıyorum… (AK PARTİ sıralarından alkışlar,
gülüşmeler) Vallahi böyle. Gönlümden geçeni söylüyorum.
Birkaç defa konuştuk, her meseleyle ilgili, her meseleye
kendisini görevli sayıyor. Sonra hepimizden daha cesur bir
arkadaşımız kardeşim. İhsan Hoca’nın yapamadığını yaptı,
translarla basın toplantısı yaptı arkadaşımız, onların
hakkını savundu. (AK PARTİ sıralarından alkışlar,
gülüşmeler) Yani Meclis kürsüsüne veya basın toplantısına
herkesi çıkarmak mümkün ama böylesi cesaret ister, her
kişinin kârı değil Tanal, er kişinin kârı, bak sen onu bile
yaptın. [...]
Geçen Plan ve Bütçe Komisyonunda İhsan Hoca’yla Musa Çam Bey
arasında güzel bir şeyi de söyledik, CHP’de mescit açıldı
arkadaşlar, kapandığını henüz duymadım! Açık, devam mı?
MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas)
– Açık.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ (Devamla)
– Dedim: İhsan Hocam, mademki kurultaydan en yüksek oyu
aldın… Bir görev daha var, mescitte imamlık yap, Musa Çam’ı
da arkasında cemaat et. (AK PARTİ sıralarından alkışlar,
gülüşmeler) Bak, ne geçiyor gönlümden biliyor musun, siz,
Musa Çam’ı cemaat yapamazsınız ama Musa Çam sana jandarma
marşını söyletir. (Gülüşmeler) [...]Değerli arkadaşlar, buradaki müzakerelerin sükûnet içinde ve
karşılıklı anlayış içinde olabilmesi için çok fevri hareket
etmemek lazım, şahsiyatla uğraşmamak lazım, kişilik haklarını
gözetmek lazım. Kişilik hakları bir insanın zayi ediliyorsa, ona
hepimizin sahip çıkması lazım.
BAŞKAN – Sayın Başkan, Beşiktaş gol atmış.
BAŞBAKAN YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ (Devamla)
– Allah aşkına! Oh! (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
[...][...] Sesini yükseltme, sözünü yükselt. [...] “Zerzevatçı
bağırır, sarraf bağırmaz. Söyleyecek sözü, fikri kıymetli olan
bağırmaz. Bağıran düşünemez, düşünemeyen kavga eder. Siz hiç bir
sarrafın bağırdığını duydunuz mu? Kıymetli malı olanlar bağırmaz.
Domatesçi, zerzevatçı bağırır ama kuyumcu bağırmaz. Eskici bağırır
ama antikacı bağırmaz.” [...]
Değerli arkadaşlarım, ne olur, bu üslup içerisinde
tartışmalarımızı, görüşmelerimizi yapalım. Bu Meclis bunu hak
ediyor. Yarın buradan gittiğimiz zaman tutanaklar bizim şahidimiz
olacak. [...]Ben bütün arkadaşlarımın bu hassasiyetlere fazlasıyla dikkat
edeceğini düşünüyorum. Kendi hatalarımdan dolayı af diliyorum.
İsmi geçen zat için de söyleyecek bir şey bulamıyorum.
Hepinize hayırlı akşamlar. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
BAŞKAN – Çok teşekkür ederiz Sayın Bakan.
Konuşmanın tamamı (Diyanet, vakıflar, bütçe detayları ve diğer kurum açıklamaları dahil) TBMM resmi tutanaklarında 124–135. sayfalar civarında yer almaktadır. Yukarıdaki metin, tutanaklardan alınan ilgili bölümlerin birleşik hâlidir; özellikle meşhur cümleyi içeren kısım ve kapanış bölümü eksiksiz aktarılmıştır. Tam orijinal metin için TBMM Tutanak Dergisi’nin ilgili birleşimine bakılabilir.
Konuşmanın tamamı (Diyanet, vakıflar, bütçe detayları ve diğer kurum açıklamaları dahil) TBMM resmi tutanaklarında 124–135. sayfalar civarında yer almaktadır. Yukarıdaki metin, tutanaklardan alınan ilgili bölümlerin birleşik hâlidir; özellikle meşhur cümleyi içeren kısım ve kapanış bölümü eksiksiz aktarılmıştır. Tam orijinal metin için TBMM Tutanak Dergisi’nin ilgili birleşimine bakılabilir.
Kaynaklar: