Bu Blogda Ara

11 Aralık 2014 Perşembe

🦹🏻 Kürsünün Şehveti

Bu içerik, Bülent Arınç'ın TBMM kürsüsünde "... Koltukların renginde midir? Yoksa bu kürsünün şehveti midir? Nesidir? Bilmiyorum. Ama kendimizden geçiyoruz kardeşim!..." dediği konuşma hakkındadır.



TBMM Tutanakları – 24. Dönem 5. Yasama Yılı 26. Birleşim (11 Aralık 2014 Perşembe)

Bülent Arınç’ın Hükûmet adına yaptığı konuşmanın tutanaklardaki metni (süre 80 dakika olarak verilmiş; konuşma Beşiktaş maçı ve kurumlarla ilgili açıklamalarla başlayıp üslup tartışmasıyla bitiyor):

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, şimdi Hükûmet adına Başbakan Yardımcısı Sayın Bülent Arınç konuşacak.
Buyurun efendim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Süreniz seksen dakika.

BAŞBAKAN YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ (Bursa) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi hürmetle selamlıyorum, iyi akşamlar diliyorum. Bütçe görüşmelerimizin birinci turundayız, başarılar diliyorum, bütçemizin hayırlı olmasını temenni ediyorum.

Bugün birinci tur görüşmeleri biraz sonra bitecek, ben de Hükûmet adına bir konuşma sırası aldım. İlk defa bir bütçede iki tur birleştirilmiş durumda, buna alışık değilim. [...] (Diyanet İşleri Başkanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü, TÜRGEV ve diğer kurumlarla ilgili detaylı açıklamalar, sorulara cevaplar, IŞİD’e katılan imam konusu, hutbeler, rotasyon, ibadethanelerin elektrik giderleri, restorasyonlar vb. konular işleniyor.)

[...]

Birbirimize saygı gösteriyoruz, şurada bağırıp çağırıyoruz, dışarı çıktığımız zaman “Saygılar efendim.” diyoruz. E, bunu bu kürsüde de yapalım. Yani kabahat şu koltukların renginde midir, yoksa bu kürsünün şehveti midir, nesidir bilmiyorum. Ama kendimizden geçiyoruz kardeşim, tanıyamaz hâle geliyoruz. Mahmut Tanal Bey, bana göre altın gibi kalbi var ama yaptıklarına bakıyorum… (AK PARTİ sıralarından alkışlar, gülüşmeler) Vallahi böyle. Gönlümden geçeni söylüyorum. Birkaç defa konuştuk, her meseleyle ilgili, her meseleye kendisini görevli sayıyor. Sonra hepimizden daha cesur bir arkadaşımız kardeşim. İhsan Hoca’nın yapamadığını yaptı, translarla basın toplantısı yaptı arkadaşımız, onların hakkını savundu. (AK PARTİ sıralarından alkışlar, gülüşmeler) Yani Meclis kürsüsüne veya basın toplantısına herkesi çıkarmak mümkün ama böylesi cesaret ister, her kişinin kârı değil Tanal, er kişinin kârı, bak sen onu bile yaptın. [...]

Geçen Plan ve Bütçe Komisyonunda İhsan Hoca’yla Musa Çam Bey arasında güzel bir şeyi de söyledik, CHP’de mescit açıldı arkadaşlar, kapandığını henüz duymadım! Açık, devam mı?

MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) – Açık.

BAŞBAKAN YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ (Devamla) – Dedim: İhsan Hocam, mademki kurultaydan en yüksek oyu aldın… Bir görev daha var, mescitte imamlık yap, Musa Çam’ı da arkasında cemaat et. (AK PARTİ sıralarından alkışlar, gülüşmeler) Bak, ne geçiyor gönlümden biliyor musun, siz, Musa Çam’ı cemaat yapamazsınız ama Musa Çam sana jandarma marşını söyletir. (Gülüşmeler) [...]Değerli arkadaşlar, buradaki müzakerelerin sükûnet içinde ve karşılıklı anlayış içinde olabilmesi için çok fevri hareket etmemek lazım, şahsiyatla uğraşmamak lazım, kişilik haklarını gözetmek lazım. Kişilik hakları bir insanın zayi ediliyorsa, ona hepimizin sahip çıkması lazım.

BAŞKAN – Sayın Başkan, Beşiktaş gol atmış.

BAŞBAKAN YARDIMCISI BÜLENT ARINÇ (Devamla) – Allah aşkına! Oh! (AK PARTİ sıralarından alkışlar) [...][...] Sesini yükseltme, sözünü yükselt. [...] “Zerzevatçı bağırır, sarraf bağırmaz. Söyleyecek sözü, fikri kıymetli olan bağırmaz. Bağıran düşünemez, düşünemeyen kavga eder. Siz hiç bir sarrafın bağırdığını duydunuz mu? Kıymetli malı olanlar bağırmaz. Domatesçi, zerzevatçı bağırır ama kuyumcu bağırmaz. Eskici bağırır ama antikacı bağırmaz.” [...]

Değerli arkadaşlarım, ne olur, bu üslup içerisinde tartışmalarımızı, görüşmelerimizi yapalım. Bu Meclis bunu hak ediyor. Yarın buradan gittiğimiz zaman tutanaklar bizim şahidimiz olacak. [...]Ben bütün arkadaşlarımın bu hassasiyetlere fazlasıyla dikkat edeceğini düşünüyorum. Kendi hatalarımdan dolayı af diliyorum. İsmi geçen zat için de söyleyecek bir şey bulamıyorum.

Hepinize hayırlı akşamlar. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Çok teşekkür ederiz Sayın Bakan.
Konuşmanın tamamı (Diyanet, vakıflar, bütçe detayları ve diğer kurum açıklamaları dahil) TBMM resmi tutanaklarında 124–135. sayfalar civarında yer almaktadır. Yukarıdaki metin, tutanaklardan alınan ilgili bölümlerin birleşik hâlidir; özellikle meşhur cümleyi içeren kısım ve kapanış bölümü eksiksiz aktarılmıştır. Tam orijinal metin için TBMM Tutanak Dergisi’nin ilgili birleşimine bakılabilir.

Kaynaklar:


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İngiliz Kemal Lawrens'e Karşı (1952) İngiliz Kemal Lawrense Karşı, Ömer Lütfü Akad'ın yönettiği 1952 yapımı Türk filmidir. Fil...