Mimar Kemaleddin Yapıları Rehberi - 2
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Devlet Demiryolları İdare-i Umumiyesi Binası. Kemaleddin Bey’in son yapıtlarından olan Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü binası, 1927’de tasarlanmış, temelleri mimarın ölümünden bir ay sonra 11 Ağustos 1927'de atılmış, yapı 1928’de tamamlanarak işletmeye açılmıştır. İlgili kaynaklarda Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü adıyla anılan yapının aslında çok katlı bir konut olarak tasarlandığı anlaşılmaktadır. Demiryolu görevlileri için tasarlanan bu konutlar, yeni gar ve ekleri yapılıncaya kadar geçici olarak Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü’ne verilmiş, ancak bundan sonra hiçbir zaman asıl yapılış nedenine göre kullanılmamış, bu nedenle de hep bu genel müdürlüğün adıyla tanınmıştır. Yapımından itibaren farklı kullanımlara ev sahipliği yapan bina, 1963'ten sonra Devlet Demiryolları II. İşletme Müdürlüğü olarak görevini sürdürmüştür. Ankara Garı’nın önündeki 19 Mayıs Meydanı'nın bir kenarı ile tren yolu ve Talat Paşa Bulvarı arasında kalan büyük bir arsanın üçte biri üzerinde gerçekleştirilmiş olan yapı garla birlikte meydanın çevresini tanımlamaktadır. İki bodrum ve bir çatı arasıyla birlikte yedi katlı olan yapı, betonarme iskelet yapı sistemine göre gerçekleştirilmiş, dolgu duvarları tuğla ile örülmüş, üzeri asbest levhalarla kaplı,
betonarme kırma bir çatı ile örtülmüştür. Eldeki belgelere göre, geniş bir iç avlunun tüm çevresini saracak biçimde tasarlanan yapının ancak gar yönündeki üçte bir bölümü gerçekleştirilmiş, gerisinin daha sonra tamamlanması düşünülmüştür. Yapının gerçekleştirilmiş olan bölümü, tabanı geniş, kolları kısa bir ‘U’ biçiminde olup, Talat Paşa Bulvarı’na bakan kısa kol, bulvarı izlemek amacıyla eğri olarak yerleştirilmiştir.
TCDDY Genel Müdürlük Binası. Gar, Ankara
H2 03
Gazi İlk Muallim Mektebi. Kemaleddin Bey’in son yapıtlarından olan Gazi İlk Muallim Mektebi’nin tasarımı 1927 yılında tamamlanmış, bina 1930’da bitirilerek eğitime aynı yıl başlanmıştır. İmparatorluk döneminde çeşitli yerlere dağılmış olan öğretmen okulları, Cumhuriyet’ten sonra belirli yerlere toplanarak, bunlara çağın koşullarına uygun, donanımları eksiksiz yeni yapılar yaptırılmıştır. Bu okulların en önemlisi olan Gazi Terbiye Enstitüsü, 1926’da “Orta Muallim Mektebi" adıyla Konya’da açılmış, 1927’de Ankara'da yapımına başlanan merkez tamamlandıktan sonra, 1930'da “Ankara Gazi İlk ve Orta Muallim Mektebi" adıyla yeni yerinde eğitimini sürdürmüştür. Okulun adının 1940’larda Gazi Eğitim Enstitüsü olarak değiştirildiği anlaşılmaktadır. Gazi Üniversitesi'nin kurulmasından sonra ise Gazi Eğitim Enstitüsü üniversite bünyesine katılmış, bina rektörlük işlevlerine tahsis edilmiştir.
Bodrumla birlikte genellikle dört katlı olan yapının orta bölümü beş katlı olup, girişin üzerine gelen ve gözlem evi (Observatorium) olarak kullanılan bir de altıncı katı bulunmaktadır. Betonarme iskelet yapı sistemine göre gerçekleştirilmiş olan okulun dışa bakan yüzleri kesme taşla kaplanmış, üzeri kiremit kaplı kırma bir ahşap çatıyla örtülmüştür.
Binanın cephe düzenlemelerinde görülen sivri kemerli pencereler, geniş saçaklar, ön ve arka yüzlerde orta bölümün yapı yüzeyinden dışarıya doğru çıkarılmasıyla vurgulanan orta doğrultu ve ön yüzde, girişin iki yanındaki odalarla, arka yüzde köşelerdeki merdiven kovalarının genel saçak düzeyinden yukarı doğru taşırılıp, üzerleri beşik çatılarla örtülerek, bunlara bakışımı pekiştiren kuleler görünümü verilmesinde Kemaleddin Bey'in ulusal mimarlık anlayışının etkili olduğu söylenebilir.
Gazi Üniversitesi Rektörlük Binası
Teknikokullar, Ankara
H2 04
Ankara Vakıf Oteli. Kemaleddin Bey'in Ankara’ya geldikten sonra ilk uğraştığı yapı olan Ankara Palas, önce 1924’te Mimar Vedat (Tek) tarafından tasarlanmış, ancak yapının temelleri atıldıktan sonra Vedat Bey işi bıraktığından, yarım kalan otel Kemaleddin Bey’in yeni tasarımına göre tamamlanmıştır. Otelin tasarımı 11 Mayıs 1925’te bitirilmiş, bina 1927 sonbaharında işletmeye açılmıştır. Cumhuriyet’in ilk yıllarında Ankara’nın önemli politik ve sosyal toplantılarına sahne olan ve devletin tüm önemli konuklarını ağırlamak için kullanılan otel, kent merkezi 1950’lerde Kızılay ve Bakanlıklar’a kaydıktan sonra yavaş yavaş önemini yitirmeye başlamış, karşısındaki Büyük Millet Meclisi yeni binasına taşınınca Ankara’nın politik yaşamındaki yerini tümden yitirmiş, bir süre sonra işletme giderlerini karşılayamayarak kapanmıştır.
Bodrumla birlikte üç katlı olan yapı, betonarme iskelet yapı sistemine göre gerçekleştirilmiş, dolgu duvarları tuğla ile örülmüş, üzeri kiremit kaplı kırma bir ahşap çatıyla örtülmüştür. Genel görünüşüyle dikdörtgen biçiminde olan yapı, giriş doğrultusuna göre bakışık bir biçimde planlanmış olup ortada üstten ışık alan bir balo salonu ile çevresinde çoğunluğu tek kişilik altmış konuk odasını içermektedir.
Yapı yüzeylerinin plana uygun olarak giriş doğrultusuna göre bakışık bir biçimde düzenlendikleri dikkati çekmektedir. Ön yüz Osmanlı yapı ve bezeme öğeleri ile zengin bir biçimde bezenmiş, yüzey düzenlemesi alt yüzleri nakışlı, geniş saçaklarla tamamlanmıştır.
Ankara Palas
İstiklal Caddesi, Ulus
H2 05
Mimar Kemal İlkokulu. Mimarın Ankara’daki en önemli yapıtlarından sayılan ve projesi bulunamayan Mimar Kemal İlkokulu da, iki katlı, altı derslikli, giriş doğrultusuna göre bakışık olarak planlanmış, şemaya uygun bir bina olarak dikkati çekmektedir. İlk yapıldığında okulun tuvaletleri dışarıda, binanın sol yanında yer alırken, günümüzde bunlar kapalı bir geçitle içeriden ulaşılmaya olanaklı duruma getirilmişlerdir. Dışarıdan rahat ışık alan, yüksek bir bodrum kat üzerine yapılmış olan okulun bu katında ısı merkezi, yemek salonu, mutfak, kitaplık gibi mekânlar bulunmaktadır. Diğer iki katlı okullarda olduğu gibi Mimar Kemal İlkokulu’nda da zemin kat pencereleri çift merkezli sivri kemerlerle, bodrum ve üst kat pencereleri ise düz lentolarla geçilmiştir.
Mimar Kemal İlkokulu
Yüksel Caddesi, Kızılay
Edirne Yapıları
Edirne Haritası
Harita
3
Yapı No: 1
H3 01
Edirne Gar Binası. İstanbul'u Avrupa’ya bağlayan demiryolunda önemli bir durak olan Edirne Garı'nın tasarımına hemen II. Meşrutiyet sonrası başlanmış olmalıdır. Yapımına Balkan Savaşı’ndan önce 1911 -1912'de ya da savaştan ve Edirne’nin kurtarılmasından sonra 1913’te başlandığı, 1914’te savaş nedeniyle yarım kaldığı, ancak Cumhuriyet’ten sonra 1930’da işletmeye açılabildiği bilinmektedir. Kemaleddin Bey’in Şark Demiryolları Şirketi adına tasarladığı dört tren istasyonunun (diğerleri Filibe, Selanik ve Sofya istasyonlarıdır) sonuncusudur. Yalnızca Türk topraklarından geçecek yeni bir hat için anlaşma yapılınca Edirne Garı tümüyle terk edilmiştir. Bir süre boş durduktan sonra, 1974 Kıbrıs olayları sırasında ileri karakol görevi yapmış, 1977’de yeni kurulan Edirne Mühendislik ve Mimarlık Akademisi'ne verilmiştir. Halen Trakya Üniversitesi Rektörlük Binası olarak kullanılmaktadır.
Geniş bir araziye yayılan komplekste çok sayıda servis binası, sosyal tesisler ve lojmanlar bulunmaktadır. Tümünde değilse bile çoğunda Kemaleddin Bey’in tasarım çizgisi izlenebilmektedir. Doğu-batı yönünde uzun ve büyük bir dikdörtgen plan şemasına sahip olan ana bina, Birinci Ulusal Mimarlık Akımı'nın en seçkin örneklerinden biridir.
Kronolojik Yapı Dizini
|
Yapı Adı |
No |
Tarih |
|
Ahmed Cevad Paşa Türbesi |
H108 |
1901 |
|
Gazi Osman Paşa Türbesi |
H109 |
1901-1902 |
|
Ahmed Ratib Paşa Köşkü |
H125 |
1908 öncesi |
|
Muhacirin Misafirhanesi |
H124 |
1908 öncesi |
|
Fethiye Medresesi |
H111 |
1909 |
|
Mecidiye Camisi |
H117 |
1909 |
|
Kamer Hatun Camisi |
H120 |
1911 |
|
Sultan V. Mehmed Reşad Türbesi |
H113 |
1911 |
|
Birinci Vakıf Hanı |
H101 |
1911-1918 |
|
İkinci Vakıf Hanı |
H102 |
1911 |
|
Üçüncü Vakıf Hanı |
H119 |
1911 |
|
Beşinci Vakıf Hanı |
H105 |
1911 |
|
Reşadiye Mektebi |
H114 |
1911 |
|
Gureba Hastanesi |
H112 |
1911 |
|
Dördüncü Vakıf Hanı |
H103 |
1911 |
|
Hüsnü Paşa Türbesi |
H115 |
1911’den sonra |
|
Vani Efendi Medresesi |
H104 |
1911’den sonra |
|
Kuloğlu Camisi |
H128 |
1911-1913 |
|
Yenikapı Mevlevihanesi |
H118 |
1912-1913 |
|
Bebek Camisi |
H122 |
1913 |
|
Amine Hatun Camisi |
H116 |
1913 (1924) |
|
Mahmud Şevket Paşa Türbesi |
H121 |
1913 |
|
Edirne Gar Binası |
H301 |
1913 |
|
İbrahim Paşa Mekteb-i İbtidaisi.................................. |
H127 |
1913 |
|
Sultan III. Mustafa Mekteb-i İbtidaisi |
H123 |
1913 |
|
Medresetü'l-kuzat |
H106 |
1913 |
|
Göztepe Mekteb-i İbtidaisi |
H126 |
1914 |
|
Sultan Abdülhamid-i Evvel Medresesi |
||
|
Medresetü'l-mütehassisin |
H110 |
1915 |
|
Harikzedegân Apartmanları |
H107 |
1919-1922 |
|
Ankara Vakıf Oteli |
H204 |
1924 |
|
Devlet Demiryolları İdare-i Umumiyesi Binası |
H202 |
1927 |
|
Gazi İlk Muallim Mektebi |
H203 |
1927 |
|
Ankara ikinci Vakıf Hanı |
H201 |
1927 |
|
Mimar Kemal Okulu |
H205 |
(bilinmiyor) |
Alfabetik Yapı Dizini
|
Yapı Adı |
No |
Tarih |
|
Ahmed Cevad Paşa Türbesi |
H108 |
1901 |
|
Ahmed Ratib Paşa Köşkü |
H125 |
1908 öncesi |
|
Amine Hatun Camisi |
H116 |
1913(1924) |
|
Ankara İkinci Vakıf Hanı |
H201 |
1927 |
|
Ankara Vakıf Oteli |
H204 |
1924 |
|
Bebek Camisi |
H122 |
1913 |
|
Beşinci Vakıf Hanı |
H105 |
1911 |
|
Birinci Vakıf Hanı |
H101 |
1911-1918 |
|
Devlet Demiryolları İdare-i Umumiyesi Binası |
H202 |
1927 |
|
Dördüncü Vakıf Hanı |
H103 |
1911 |
|
Edirne Gar Binası |
H301 |
1913 |
|
Fethiye Medresesi |
H111 |
1909 |
|
Gazi İlk Muallim Mektebi |
H203 |
1927 |
|
Gazi Osman Paşa Türbesi |
H109 |
1901-1902 |
|
Göztepe Mekteb-i İbtidaisi |
H126 |
1914 |
|
Gureba Hastanesi |
H112 |
1911 |
|
Harikzedegân Apartmanları |
H107 |
1919-1922 |
|
Hüsnü Paşa Türbesi |
H115 |
1911'den sonra |
|
İbrahim Paşa Mekteb-i İbtidaisi.................................. |
H127 |
1913 |
|
İkinci Vakıf Hanı |
H102 |
1911 |
|
Kamer Hatun Camisi |
H120 |
1911 |
|
Kuloğlu Camisi |
H128 |
1911-1913 |
|
Mahmud Şevket Paşa Türbesi |
H121 |
1913 |
|
Mecidiye Camisi |
H117 |
1909 |
|
Medresetü’l-kuzat |
H106 |
1913 |
|
Medresetü'l-mütehassisin |
H110 |
1915 |
|
Mimar Kemal Okulu |
H205 |
(bilinmiyor) |
|
Muhacirin Misafirhanesi |
H124 |
1908 öncesi |
|
Reşadiye Mektebi |
H114 |
1911 |
|
Sultan Abdülhamid-i Evvel Medresesi |
||
|
Sultan III. Mustafa Mekteb-i İbtidaisi |
H123 |
1913 |
|
Sultan V. Mehmed Reşad Türbesi |
H113 |
1911 |
|
Üçüncü Vakıf Hanı |
H119 |
1911 |
|
Vani Efendi Medresesi |
H104 |
1911'den sonra |
|
Yenikapı Mevlevihanesi |
H118 |
1912-1913 |
Seçilmiş Kaynakça
-
• Ahmad, F., İttihat ve Terakki, Sander Yayınevi, İstanbul, 1971.
-
• Anonim. Cumhuriyet’in 50 yılında Vakıflar Vakıflar Genel Müdürlüğü, Ankara. 1973.
-
• Anonim, Cumhuriyet’ten Önce ve Sonra Vakıflar, Vakıflar Umum Müdürlüğü, İstanbul, 1937.
-
• Anonim, “Devlet Demir Yolları ve Limanları İdare-i Umumiyesi - Ankara'da Büyük bir Apartman
Vaz-ı Esas Resmi ”, Demiryolları Mecmuası, c.3, no.31, Nezaret-i Evkaf-ı Hümayun, İstanbul, 1918.
-
• Anonim, “Elim Bir Ziya”, Hâkimiyet-i Milliye, s.1, 14 Temmuz 1928.
-
• Arseven, C.E., Türk Sanatı, Cem Yayınevi, İstanbul, 1970.
-
• Batur, A., (ed), Architectural Guide to İstanbul, Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi, İstanbul, 2006.
-
• Batur, A., “Ahmed Ratib Paşa Köşkü", Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi, İstanbul, 1994.
-
• Batur, A., “Bir Tarihçi - Mimar Gözüyle Harikzedegân’dan Ramada’ya", Tasarım, 1990/8, İstanbul
-
• Bozdoğan, S . Modernizm ve Ulusun İnşası: Erken Cumhuriyet Türkiyesi'nde Mimari Kültür
Metis Yayınları, İstanbul, 2001.
-
• Çetintaş, S., “Mimar Kemalettin, Mesleği ve Sanat Ülküsü", Güzel Sanatlar, no.5, 1944.
-
• Ergin. O.N., İstanbul’da İmar ve İskan Hareketleri, İstanbul, 1938.
-
• Ergin, O.N., İstanbul Şehri Rehberi, İstanbul Belediyesi, İstanbul, 1934.
-
• Ergin, O.N., Mecelle-i Umur-u Belediye, c.1, İstanbul, 1922.
-
• Esad, M., Mir’at-ı Mühendishane-i Berr-i Hümayun, İstanbul, 1896
-
• Göktürk, H., “Bebek Camisi”, İstanbul Ansiklopedisi, c.5, 1960
-
• Göktürk, H.,“Bostancı Camisi”, İstanbul Ansiklopedisi, c.6, 1960
-
• Gürkan I.K., İstanbul Gureba Hastanesi Tarihçesi, İstanbul,1928.
-
• İnal K. M , Evkaf-ı Hümayun Nezaretinin Tarihçeyi Teşkilatı, İstanbul, 1919.
-
• İslimyeli, N., “Mimar Kemalettin ve Sonrası”, Ankara Sanat. No:10, 1967
-
• Mesih, M. “Mimar Kemaleddin Merhumun Tercüme-i Hali”. Milli Mecmua, c.4, no.91, 1927.
-
• Nigizberk N. M., “Mimar Kemaleddin ve Eserleri", Mimar, c.3, no.1, 1933.
-
• Özer, B , Rejyonalizm, Üniversalizm ve Çağdaş Mimarimiz Üzerine Bir Deneme İTÜ Mimarlık Fakültesi, İstanbul, 1964.
-
• Sözen, M., Tapan, M., 50 Yılın Türk Mimarisi. İş Bankası Yayınları, İstanbul, 1973.
-
• Sumner-Boyd, H., Freely, J., Strolling Through İstanbul, Red House Press, İstanbul, 1972.
-
• Tekeli, İ., İlkin, S., Mimar Kemaleddin’in Yazdıkları, Şevki Vanlı Mimarlık Vakfı Yayınları, Ankara, 1997.
-
• Yavuz, Y Birinci Ulusal Mimarlık Dönemi ve Mimar A. Kemaleddin Bey ODTÜ Mimarlık Fakültesi, Ankara, 1981.
-
• Yavuz, Y., "Türkiye'de Çok Katlı Sosyal Konuta İlk Örnek: İstanbul-Laleli’de Harikzedegân Katevleri”, Çevre, İstanbul, no.4, 1979.
-
• Yavuz, Y„ “II. Meşrutiyet Döneminde Ulusal Mimari Üzerindeki Batı Etkileri", ODTÜ Mimarlık Fakültesi Dergisi, Ankara, c.2, no.1, 1976.
-
• Yavuz. Y., “Cumhuriyet Dönemi Ankara'sında Mimari Biçim Endişesi", Mimarlık, c.10, no.121-122, 1973.
-
• Yücel, E., "XX. Asırda Klasik Türk Mimarisi Üzerine Eğilmiş Mimarlarımız: Mimar Kemaleddin Bey (1869-1927)", Bizim Anadolu, 14 Ağustos 1971.
Fotoğraf Referansları
Aşağıda belirtilenlerin dışında kalan bütün fotoğraflar Cemal Emden’e, bütün çizimler Yıldırım Yavuz Arşivi ne aittir.
Afife Batur; 25 - 4., 5., 6. fotoğraflar.
Nilgün Olgun; 18 1., 2., 3., 4. fotoğraflar, 1. çizim.
Sezen Süslü ; 09 1. fotoğraf.
Yıldırım Yavuz ;
İstanbul Yapıları: 01 - 1., 05 - 2., 06 -1.07 - 2. 4. 6.. 08 - 1. 2. 3. 4 10 - 3.. 12 - 3., 16 - 4..
20- 1., 23-1. 2., 25-1.2., 26-1., 27-1. 3. fotoğraflar.
Ankara Yapıları: 01 - 2., 05 - 2. fotoğraflar.
Edirne Yapıları: 01 - 3. fotoğraf.
Sami Yılmaztürk; Mimar Kemaleddin Anıt Mezarı fotoğrafı.
Terimler Sözlüğü
Akaret: Kiraya verilerek gelir sağlanan mallar ya da yapılar.
Akroter: Bir alınlığın tepesine ya da yanlarına yerleştirilerek üzerine heykel ve süslemeler konulan kaide.
Ampir: I. Napolyon döneminde Paris'te başlamış ve 1800-1830 yıllarında Avrupa’ya yayılmış mimarlık, mobilya ve giyim üslubu.
Arasta: Genellikle aynı ürünün satıldığı ve üstü açık veya kapalı, iki kenarında dükkân dizisi uzayan sokak.
Aşhane: İmaretlerde yemeğin hazırlandığı mutfak bölümü.
Ayazma: Ortodoks inanışında kutsal su kaynağı veya su kuyusu.
Baldaken: Taht, katafalk veya sunak yerinin üstünü örtmek üzere yapılmış dört taşıyıcı üzerinde yükselen örtü, genel kullanımda dört taşıyıcılı örtü.
Cumba: Çıkma, zemin katın üzerindeki katlarda dışa taşan çoğu ahşap kafesli bölüm.
Çörten: Çatı sularını atmaya yarayan dışarı uzanmış oluk.
Darü’l-hadis: Hadis okutulan medrese.
Darü’l-kurra: Kuran kıraat etmek üzere veya Darü’l-huffaz'ı (hafız yetiştiren okul) bitiren hafızların hoca olmak üzere okudukları yüksek okul.
Darü'l-muallimin: Öğretmen okulu.
Darü'ş-şifa: Hastane, şifa yurdu. Genellikle bir külliyenin içinde yer alan veya bir tımarhane ile birleşik yapı.
Darü’z-ziyafe: İmaret, aşhane.
Divan: Osmanlı İmparatorluğunda, baş vezir tarafından yönetilen ve Topkapı Sarayı ikinci avluda toplanan devlet kurulu.
Ebniye-i Askeriye: Askeri yapılar
Eksedra: Klasik mimarlıkta yarım daire ya da çokgen biçiminde heykel koymaya, oturmaya yarayan mimari eleman.
Evkaf-ı Hümayun Nezareti: Padişah ve hanedan mensuplarının vakıflarının yönetimini düzenlemek amacıyla kurulan bakanlık.
Eyvan: Önü açık, tonoz ya da kubbe ile örtülü oturma yeri.
Fevkani: Üst kat, üst katı olan yapı; zemin kattaki dükkân veya depoların üstüne inşa edilmiş camı.
Girland: Bir bezeme motifi, askıçelenk.
Halkevi: Cumhuriyet döneminde halkın kültür etkinliklerinde bulunduğu yer.
Hankâh: bkz tekke.
Harem: Saray ve konaklarda kadınlara ayrılan bölüm.
Harim: 1 Caminin duvarlarla çevrili dış avlusu. 2. Caminin namaz kılınan iç mekânı.
Hatayi: İnce kıvrımlarla birbirine bağlanan ve eliptik madalyonlar içinde toplanan üsluplaştırılmış çiçek ve yapraklardan oluşan süsleme.
Hattat: Güzel el yazıları yazan sanatçı.
Hayrat: Sevap için yapılan yapı.
Hazire: Cami, tekke veya türbe bahçesinde duvarla ya da parmaklıkla çevrilmiş mezarlık.
Hendese-i Mülkiye: II. Abdülhamid tarafından 1883’te kurulan sivil mühendislik okulu.
Hey’et-i Muvakkate: Geçici yönetim.
Hümayunabad Kasrı: Bebek Kasrı.
İmaret: Tek yapı ve/veya külliye için kullanılan genel tanım. Halk arasında külliyenin aşevi.
Kalem işi: Islak alçı üstüne fırça ile yapılan süsleme.
Kaptan-ı Derya: Osmanlı donanmasının amirali.
Kasır: Bazen tek bir hacimden ibaret bazen de küçük bir saray niteliğinde olabilen ve genellikle kırsal alanda inşa edilmiş sultan konutu.
Kolosal: Dev sütun dizini.
Köşk: Açıklık yerde, bahçe içinde yapılmış, çoğu yazın kullanılan süslü ev.
Külliye: Selçuklular ve Osmanlılar’da bir cami ile birlikte kurulmuş medrese, muvakkithane, türbe, aşhane, darüşşifa, hamam, sebil, çeşme, çarşı vb. yapıların oluşturduğu sosyal merkez.
Lento: Kapı pencere üstüne atılan dayanım elemanı.
Mabeyn: Harem ve selamlık bölümleri arasındaki oda veya bölüm.
Maksem: Eski bentlerden kente gelen suları evlere, çeşmelere, hamamlara dağıtmak için havuz ve teknesi olan su haznesi yapısı.
Matbah-ı Şerif: Yemek pişirilen ve yenilen yer.
Medrese: İslam ülkelerinde, genellikle İslam dini kurallarına uygun bilimlerin okutulduğu yüksek okul. Matematik, tıp veya benzeri konularda özelleşmiş olanları da vardır.
Medresetü’l-kuzat: İslam ülkelerinde, dini hukuk ve yönetim bilimlerinin okutulduğu yüksek okul. İstanbul'daki Medresetü’l-kuzatın, dini ve örfi hukukun yanı sıra Avrupa hukukunun da öğrenildiği bir eğitim kurumu olması amaçlanmış idi.
Medresetü’l-mütahassisin: İslam ülkelerinde, genellikle İslam dini kurallarının ve düşünce sisteminin okutulduğu yüksek okul.
Mekteb-i İbtidai: İlkokul.
Mescit: Minberi olmayan, içinde cuma ve bayram namazları kılınmayan küçük cami.
Meşihat Dairesi: Şeyhülislam'ın dairesi.
Meşruta: Cami, darüşşifa gibi kurumlarda çalışanlar için cami veya külliye yakınında yapılan konut.
Mihrap: Cami, mescit vb. yerlerde Kâbe yönünü göstermek üzere duvarda düzenlenmiş yarım daire veya çokgen biçimli oyuk veya girintili yer.
Minber: Camilerde hatibin yarısına kadar çıkıp hutbe okuduğu merdivenli yüksekçe kürsü.
Müezzin: Namaz vakitlerini bildirmek için ezan okuyan din görevlisi.
Muvakkithane: Namaz vakti saptaması yapılan saatli oda veya rasathane.
Nakkaş: Her türlü renkli resim, duvar, tavan ve kubbe bezemelerini, kalem işlerini yapan sanatçı.
Palas: Büyük ve gösterişli apartman yapısı.
Palmet: Yelpaze biçiminde kabartma bezek.
Plastr/pilastr: Bir bölümü duvara gömülmüş kolon. Zamanla taşıyıcı özelliğinden uzaklaşıp süsleme öğesi olan gömme ayak.
Revzen: Yapıların alt sıra pencereleri üzerindeki ikinci sırada bulunan alçıdan yapılmış süslü pencere.
Rütbe-i Rabia: Sivil memurlukta kolağalık derecesinde bir rütbe.
Sanayi-i Nefise Encümeni Riyaseti: Güzel sanatlar meclis başkanlığı
Sebil: Genellikle camilere bitişik özel bir biçimde ve genellikle özenle tasarlanmış, karşılık beklemeden hayır için içme suyu dağıtılan taş yapı.
Selamlık: Saray, köşk veya konaklarda erkeklerin bulunduğu ve erkek konukların alındığı bölüm.
Semahane: Mevlevi tekkelerinde dervişlerin 'sema' yaptıkları özel bölüm.
Sıbyan Mektebi: Osmanlı döneminde küçük çocukların okuduğu ilkokul
Sofa: Evlerde odaların açıldığı orta/merkezi mekân.
Sokl: Bina eteği, üstemel, sütun ya da heykel kaidesi.
Son cemaat yeri: Namaza geç kalanlar için camilerin giriş kapısı önündeki revaklı bölüm. Ana giriş kapısının iki yanında, avlu döşemesinden biraz daha yüksek düzeyde yer alan mekan.
Sülüs: Hat sanatında bir yazı türü.
Sürre Alayı: Osmanlı İmparatorluğu’nda her yıl recep ayının on ikisinde Hicaz’a gitmek üzere törenle yola çıkarılan ve Kâbe’nin örtüsü ile padişahın armağanlarını taşıyan topluluk ve kervan alayı.
Şadırvan: Genellikle cami avlularında bulunan, çevresindeki musluklardan ve ortasındaki fıskiyeden su akan, üzeri kubbeli veya açık havuz.
Şemse: Yazma kitapların cildine, baş sayfalarının üst bölümüne veya kumaşlara, kapı, pencere vb. yerlere işlenen veya çizilen güneş biçiminde süs.
Tabhane: 1 Kışevi, kış odası. 2. Seyahat edenlerin bir külliyede parasız olarak kısa süreli konuk edildikleri yer.
Tahtani: Zemin kat.
Taksim: Suları mahallelere dağıtan kanalları barındıran su haznesi yapısı.
Tekke: Tarikat etkinliklerinin yürütüldüğü yapı.
Tevhidhane: Tekkelerde toplu zikir ve ayinlerin yapıldığı bölüm.
Tuğra: Osmanlı padişahlarının imza yerine kullandıkları, özel biçimi olan sembolleşmiş işaret.
Ulema: İslam dini bilginleri ve şeriat hukuku alimleri.
Zaviye: Küçük tekke.
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Yorumlar
Yorum Gönder